Annemin teyzesi defnedildi, kendi teyzem zaten Türkiye’ye bazı işlemlerini yaptırtmak için gelecekti cenaze olunca bu süreç hızlandı ve o da geldi. Bir sürü güzel şeyler getirmiş gelirken, fotoğraflarını çekecektim, inanırmısınız fırsatım olmadı. Evin bütün odaları doluydu, yatılı misafirlerimiz vardı, hani aslında bir şekilde fotoğraflarını çekebilirdim ama yakalanma korkusuyla pekte niyetlenmedim. Sizler de yaşıyor musunuz, bilemiyorum ama bloğuma koymak için fotoğraf çektiğimde biri denk geldiğinde ne diye çekiyorsun napacaksın diye sorular soruyor, ben blogum için çekiyorum diyemiyorum hatta çoğu zamanda çekmeye utanıyorum. Almanya’dan gelenler eskiden beri adettendir, çikolata getirirler bunun yanında teyzem parfümler, kremler vs… getirmiş sağ olsun. Nasıl sevindirik oldum anlatamam, ayrıca kim sevinmez ki?
Evimizde misafirlerimiz var diye ağabeyimler ve kardeşimler de geldi.Kocaman bir aile olduk, yemek masaları kuruldu , yenildi içildi.Ana- kız sakin bir yaşantımız varken bu koşuşturmalı günler ayrı bir keyif verdi.En acı yanı ise vedalaşmalardır, dayımlar Ankara’ya dönerken çok üzüldük dayımın hıçkırıklarla ağlaması bizi perişan etti.Gurbetlik zor be arkadaş ‘’ gidip de dönmemek var, gelipte görmemek ‘’.
Şuan evimiz sakin ve de sessiz, kendimi garip hissediyorum. Boşlukta gibiyim, sanırım yaşlanıyorum.



8 Sizden gelenler:
alışınca insan boşkuğa düşüyor maalesef..ama onada alışılır dimi :)
ohh ne guzel bende kalabaligi sevenlerdenim...:))..evet aslinda insan alisinca kalabaliga birden herkes dagilinca yanliz hissediyor kendini...:))
en iyisi alıştırmamak kalabalıklara şekercim cünkü ben 1 tane cocuk evde oldugunda alışıyorum kacgün boşlugu dolduaramıyorum oyüzden hic istemiyorumm evde cocuklar kalsın,hediyelerini üzel günlerde kullan ve ye sevgilerimle nalancım:))))))
canım yaşlılıktan mı ki o ?,yoksa kalabalıktan sonraki yanlızlığın verdiği duygusallık mı?
bu arada merakla çektiklerini baekliyorum?
Bende su aralar evimin dolacagi günleri bekliyorum. Az kaldi misafirlerimin gelmesine de sonrasini düsünmek bile istemiyorum. Gerci her an dolu bir evde yasamakda istemezdim ama keske mesafeler bu kadar uzak olmasaydi.
Yaslanmakla ilgisi yok be Nalan´cim sadece sevdiklerinden uzun süre ayri kalma zorunlulugunun getirdigi duygusallik..
Canım,allah kavuştursun:(
valla ben de gurbetçiyim tabii bi nevi...anlıyorum o yüzden o duyguyu ama...işte hayat...doğdugun degil doydugun yer durumları:)
öpüyorum seni..
Ben de bir gurbet gelini olarak(istediği kadar ülkemin sınırları içinde olsun gurbet yine gurbettir arkadaş:-(() Ailenden,sevdiklerinden uzakta olmak insana zaman zaman çok koyuyor.En başta şimdi ben sana yakın olacaktım öfff ki ne öff dimi Nalanım.Ne eğlenirdik, ne üstesinden gelirdik sıkıntılarımızın da sevinçlerimizin de.Ne diyelim Allah yeter ki böyle ayrılıklar versin.Telefonun ucundan seslerimizi bile duyabilmek o bile güzel.
böyle ayrılık olsun yeterki benim dayım çok genç vefat etti keşke sağ olsa da uzakta olsa.. fotoğraf olayına gelince ben blogdan bahsetmiyorum ama benim herşeyin fotoğrafımı çekmeme alıştı çevrem o yüzden sıkıntı olmuyor :P
Yorum Gönder
Yorum Yazdığın için teşekkürler...