Hiç yazasım yok hatta bilgisayarı açasım bile yok,zaman zaman bu hallere bürünürüm ve ilkbaharın kendisini hissettirmesi ile toparlanırım.
Bu seneye kadar hiç üşümezdim ama artık üşüyorum hemde iliklerime kadar desem yeridir.Bi ilk olacak ama yazın sıcakdan falan şikayet etmicem eğer edersem yorum da ikaz edebilirsiniz :)

Alt daireye hırsız girdi ve 1-2 gün tedirgin oldum , apartman da gündüz kimse olmuyor ,herkes çalışan aile olunca bi sessizlik söz konusu tabii.Annem 100000000 kez tembih ettim -ediyorum sakın kapıyı  açma diye ama bazen şak diye açıveriyor daire kapısını.
Hırsızlıklar olayları yüzyıllardır var hele son zamanlar da nerdeyse girilmedik yer bırakmıyorlar, Allah yine de korusun herkesin evini.



Yine dolu dolu filmler izledim ,beğendiklerim arasında arşiv yapıcam kendime.Cash filmini tavsiye ediyorum zaten 3 dalda oskar adayı...

Hayat devam ediyor işte....

Bana yorum bırakan , arayan  ve mail bırakan herkese çok teşekkür ediyorum.Doğmamış bi bebek bu kadarmı insanın canını yakar ,hala unutmadım ve hiç bi zaman da aklımdan çıkmayacak,cadı kız bile ağladı günlerce , yaşından daha büyük bi tutum sergileyerek bizleride şaşırttı , canımıniçi duygusal yeğenim benim.



Hayatın bi cilvesi işte , insanoğlu herşeye alışıyor ve yaşam bi şekilde devam ediyor.Biraz kendimi toparladıkdan sonra blogumun karşına geleyim bi dedim, yazmadığım dönemlerde kayda değer pek bi şey olmadı hayatımda.Sadece uzun zamandır özlemini çektiğimiz bişeyi yaptık o da kartopu oynamak oldu,ailece oynanan ve daha sonra çevreden de katılım olunca çığlık çığlığa  bağrışlar eşliğinde çoçuklar gibi eğlendik.


Kafam dağılsın diye o kadar çok film izledim ki şuan sayısını hatırlamıyorum bile, yine yazıcam ve yazıyorumda ,trend olan şeyleri beğenemiyorum, daha önceden de yazdım ve yineliyorum işte, ıssız adam sıradan bi film gelmişdi , Aşk kitabı hayal kırıklığı uğratmışdı şimdi de Twilight serileri için aynı şeyi söylüyorum.Aslında bu kanıya bu örneklerle varmadım o kadar çok örnek var ki hepsinde aynı şeyi yaşadım.


Neyse daha fazla yazasım yok,kitap okumak istiyorum, herkese hoş haftasonları.

Üzgünüm :(

Bu gece kötü haberi alıp içimin paramparça bölündüğü hissettim, yaklaşık 5 aydır büyük mücadeleler verip dünyaya gözünü açabilmesi adına herşeyi yapmamıza rağmen ,yeğenimi kaybettik :( cinsiyetini öğrenince ne kadar sevinmişdim adını bile hazırlamışlardı.Şuan masanın üstünde bi kutunun içinde meleğim ,defnedilmek üzere bekliyor,abim perişan yengem keza ,ailecek çok ama çok üzgünüz...Allahım kimseye bu acıyı yaşatma ,Allah ablasına uzun ömür versin..

Evet saç fırçası test edildi ve sonuç ne mi?Beğendim tavsiye ederim tabii öyle büyük mucizeler falan da beklemek yersiz.


Dün yine dişcideydim ve içim parçalanarak kırılmış dişimi çektirdim eksik olan her dişim için üzülüyorum insanın kendi dişi gibisi yoktur bunu defalarca büyüklerimden duydum.



Yöresel yemekler serisi devam ediyor şimdi efendim karadenizli olan arkadaşlar belki bilirler, annemlerin orda yalancı sarma derler ,kara Lahana ama pancar diye de adlandırılır yani ondan yapılan bi çeşit sarma.İçindeki malzemeler ,çekilmiş ve de fırınlanmış mısır , mısırunu,maydanoz ,soğan ve zeytinyağı.Pişdikden sonra üzerine sos hazırlıyoruz , sosun dışında sarımsaklı yoğurtla da yenir.Ben daha ziyade soslu seviyorum, sos ise salça(biber-domates )sarımsak ve zeytinyağı ile hazırlanılıyor.Rejimin ucu kaçtı ama bi tabak yedim afiyetle.

Aklıma gelmişken bi arkadaşım vardı onun kulaklarını çınlatayım ,ben genelde yemek yada ne bileyim tatlı vs. yaparken hep göz kararı ile yaparım ve kıvamını da tuttururum her defasında.Şimdi bu arkadaşım evlendi ,yemek yapmakdan bihaber ilk zamanlar günaşırı buna gittim ve yemeklerini yaptım(ama bunu sadece ikimiz bilirdik) ,yemeklerim hep iyi puanlar aldı,misafir ağırlayacağı zaman imdatına hep ben koşmuşumdur.Yemeklerin nasıl yapılacağına bakmaz ondan tarif istedikleri zamanda zor durumda kalırdı.Birgün nalan ya tarif versene yazacam dedi ,bu mümkün değil dedim çünkü göz kararı ile yapıyorum dedim ,ulan annemde göz kararı yapıyor nedir bu ya dedi gözleriniz ölçekmi sizin :)Şimdi aradan koca bi 13 sene geçti yemeklerini de kendi yapıyor evinin işinide,bize gelirsek koptuk gittik.İstanbulda yaşamasına rağmen görüşemez olduk ,küs değiliz ama insan evli olunca bazı şeyler değişiyor sanırım


Aklıma takılmaya gör :)


Kendimi bildim bileli  kafama koyduğum bişeyi mutlaka yaparım üstelik zor olanı bile  allem eder kallem ederek.Hani şu Braun satın hair brush ıontec ürünü vardı ya evet onu  aldım , görecez bakalım nasıl bişey daha kurcalamadım kendisini.Geçenlerde yine böyle aklıma düştü saç kestirme fikri ve kendimi biranda kuaförün ellerine teslim ederken buluverdim, diyorum ya seviyorum bu huyumu.





Dün roko'nun ablası ameliyat oldu ,hastaneye ziyaret'e gittim ,onlar da zaten taburcu oluyorlarmış , ısrar ettiler bize gidelim diye kıramadım gittim zaten ablası roko'larda kalacağı için ,Rokom'la da vakit geçirmek iyi olur düşüncesi ile soluğu onlarda aldık .Hasta ziyaretine gelenler beni pek bi sevdiler, akşamın bi saatine kadar evde güldük eğlendik  şunu anladım ki ben insanları güldürüyorum ve şöyle bişey hatırladım güldüren kadınlar zeki olurlarmış, ne kadar da mütevaziyim dimi blog :)Eğlenmek bi yana aslında amaç bi nevi roko'nun kafasının dağılmasını sağlamak.Roko yeni erkek arkadaşını terketmek zorunda kaldı ve çok feci canı acıyor ,16 yıllık dostluğumuzda onu ilk  defa ağlarken gördüm,telefon da ağlayışının ardından bende  kendimle başbaşa iken onun acısını içimde hissederek ağladım.Her zaman idealimiz sevdiğimiz insanlarla  aynı ortamda olup hep beraber güzel dakikalar geçirmektir.Bunu hiç başaramadık herhangi birimizin güzel bi ilişkisi varken ne yazık ki bi diğerimiz tek başına oluyordu.Kendimin mutlu anlarını onunla paylaşamaz oldum , nasıl paylaşılabilir ki?Onun mutsuz oluşunu göre göre bunu yapmak hoşuma gitmiyor.Bu üzüntüleri yaşıyorsun rokocum ama ben biliyorum ki senin de bi ödülün var...






Buaralar biraz sipariş aldım dolayısıyla evin içine yayıldım her bi tarafdan incik boncuk çıkıyor,Gossip girl diye bi dizi varmış işte onun kolyeleri pek bi meşhurmuş , malzeme satan kişinin söylediklerini yazıyorum hatta bi model var bu da o kolyelerden biri dedi.Ben arsızı değişik renklerden 3 tane yaptım , basit ve kolay bi model, resim de pek net çıkmamış ama canlısı daha güzel.Bronz , dore ve mat siyahdan yaptım..Neler neler çıkıyor ya şimdi de dedikoducu kızın kolyesi çıktı :)

Geçen hafta o kadar çok film izledim ki ama bi tanesi hülyalarımı depreştirdi,2-3 post öncesi como gölü ile ilgili hayalimi yazmışdım ya işte izlediğim Aşka dair adlı filmde como gölünden manzaralar da vardı :)

Birde konudan konuya atlıyorum ama bana bi tik geldi ,gün içinde farkında olmadan dişlerimi sıkarken buluyorum kendimi hatta öyle bi kasılıyorum ki daha sonra gevşemek zorunda kalıyorum ama tabii geçici oluyor ziraa günün değişik dilimlerinde bunu sık sık yapıyorum istemdışı ve bu durum ağız kaslarımı acıtıyor.Anlayamadım ben şimdi bunu nerden çıktı bu ?Bi hastalığın belirtisi falan mı acaba diyorum?Neyse ya bayan pipirik oldum çıktım zaten :)



İzlenesi filmler









En büyük zevkim film izlemek ,1 gecede arka arkaya izlediğim bu 3 filmi sizlere de tavsiye ederim.

Yeni yılın ilk kargosu

Dün yazmış olduğum yazı'yı kaldırdım , sanırım sorunu hallettim.Umarım bi daha yaşamam böyle can sıkıcı şeyler.Destek veren arkadaşlara da teşekkür ederim.




Demin kapı çaldı ve kargom geldi, bu sefer ki kargo İzmir'den.Kardeşimin askerlik arkadaşı çok matrak bi çocuk kendisiyle kardeşimin düğününden 3 gün önce tanışdım,İstanbuldaki nikahdan sonra, bizi yanlız bırakmayıp Mersin'e düğüne kadar eşlik etti , dopdolu geçen bi 6 gün bizlerleydi.O'nu anlatacak kelime bulamıyorum çok renkli ve eğlenceli bi tip.Beni de sever saolsun arar saatlerce sohbet eder,Yeti onu kıskanmaz ziraa bilir nasıl bi yapıya sahiptir kısacası cengo temiz  efendi biridir.Geçenlerde dizinin birinde  görmüşdüm yine ,boyoz o günden beri aklıma takılmışdı , tadmadığım bişeyi merak etme içgüdümle bunu cengoya sordum , centilmen kişi işte hemen almış ve bize yollamış.Bu sabah ki kahvaltımı boyoz eşliğinde yaptım ve çok beğendim.

Hediye arsızı :)



Bu hafta başlayan kargo trafiği  bugün de devam etti, bu sefer ki süprizi  yeni gelin  olan semoşum yaptı, kendisine çok teşekkür ediyorum .

Herkesin yeni yılını kutlar ve 2010 yılının bol bol mutluluk getirmesini dilerim....

Süpriz oldu




Bugün  eve geldiğimde güzel bi süpriz ile daha karşılaşdım, Blog dünyasına girdiğimde ilk tanıdığım  kişidir canım Aylinim , daha doğrusu müdür deriz ona :) çoook teşekkür ederim arkadaşım.

Kargocu 2 kere gelirse



Sinangil'e teşekkür ederim bu güzel jest için...

 



Bugün 2 kargom geldi, biri sinangil'den diğeri ise Ebru'nun düzenlediği yılbaşı çekilişinden geldi.Hediyeyi gönderen hayatım baharı eylül'e teşekkür ederim.

Dişimin ağrısı zaman zaman diniyor sonra yeniden başlıyor.Sinangil  ürünlerini hemen kullanmak için can attım ve sade kekunu ile kek yaptım, tek kelime ile şahane oldu , ne yazık ki resmini ekleyemiyorum ziraa resim çekmeye fırsat bulamadan dışarı çıktım eve geldiğimde  annem de  keki alıp geçmiş olsuna gitmiş bi tanıdığa,resim de zaten unun eksikliğine de göreceksiniz hani olur da ezbere konuşmayayım dedim :)